Taberiye Gölü

Print Friendly, PDF & Email
Tahminen 5 dakikada tamamını okuyabilirsin.

Taberiye Gölü

Ürdün nehrinin beslediği Taberiye Gölü, aynı zamanda Celile veya Kineret olarak da isimlendirilir. Çevresi 53km uzunluğa sahip göl, İsrail’in en büyük tatlı su kaynağıdır. İsmini ise hemen kıyısında olan Taberiye isimli şehirden almaktadır.


Omar, isimli arkadaşımın ikinci hosteli ise burada bulunuyordu. Beni davet eder etmez teklifini kabul ettim ve trafikle beraber iki buçuk saatlik bir sürenin ardından dünyanın en alçak mevkilerinden birinde yer alanTaberiye Şehrine vardım.

Yol boyunca İsrail düzlüklerine kurulan ve tozlardan etkilenmemesi için etrafı perdelerle çevrilmiş ağaçlıklar dikkatimi çekti.

İsrail, ağaç ve tarımsal ürün yetiştirmenin oldukça zor olduğu bir iklime sahip. Ancak Urban Farming, Türkçe tabiriyle ise Şehir Tarımı diyebileceğimiz yöntemler ile insanlar kendi tarımsal ürünlerini balkonlarda, teraslarda ve çatılarda yetiştirebiliyor. Ağaçlar ise devlet desteği ve Jewish National Fund gibi vakıf kampanyaları ile dikiliyor.


Taberiye, göl kenarında yer alan ve İsrail’in en alçak noktasında konumlanmış bir şehir olarak, oldukça nemli ve sıcak hava şartlarına sahip. Bu şartları hafifletmek için kullanılan bir sürü klima ise havayı nefes almayı zorlaştıran bir hale geliyor.

Neyse ki tertemiz suya sahip Taberiye gölü, her ne kadar suyu tükense dahi sizi serinletmek için orada duruyor.

Şehre gelir gelmez kalacağım yere eşyalarımı bıraktım ve etrafı gezintiye çıktım. Şehir oldukça sakin. Nüfusun çoğunluğu şehir tepelerine yerleşirken, lüks konutlar, oteller ve işletmeler ise göl kıyısına konumlanmış.

Tiberias Town

Golan Tepeleri

Gölün kuzey doğu yakası, Golan Tepeleri olarak bilinen bölgeyi barındırıyor. Suriye, Lübnan ve Ürdün ile sınırı olan bu platonun askeri açıdan stratejik bir önemi söz konusu. Bu sebeple Golan Tepelerine hakim olan bir ordu, aynı zamanda bölgeyi en iyi süzebilecek konumu da ele geçirmiş hale geliyor.

İsrail ve Suriye’nin mücadele ettiği 6 Gün Savaşları ardından 1981 yılına gelinen süreçte Harmon Dağı’nın bir kısmı dahil tepelerin batı tarafının 2/3 bölümü İsrail Devleti’nin kontrolüne geçmiş durumda.

Eylül 1967 de Khartoum Çözümü olarak bilinen  gelişme yaşanana kadar dönemin İsrail hükümeti bir barış anlaşması karşılığında Golan Tepelerini Suriye’ye geri vermek konusunda oylamaya gitmiş. Ancak Khartoum Çözüm sürecinin ardından bu oylamadan red kararı çıkmış.


Bu bilgileri bir kenara bırakarak,Golan Tepelerinin  arkasından yükselen güneşi izlemenin daha az kafa yoracak bir eylem olduğuna karar verdim. Sabah erkenden sahile yol aldım …

Tiberias Lake

Hava karardığında ise sahile balık avlamaya gelen Rus göçmenleri gördüm . Oltası ve radyosu ile sabaha kadar avlanan bu insanlardan taze balık satın almak mümkün.


Capernaum

Ertesi gün Taberiye Gölü’nün kuzey kıyısında yer alan ve Hristiyanlık dini için önem arz eden Capernaum isimli balıkçı köyüne yol alabilmek için otelime döndüm ve dinlendim. İbranice כְּפַר נַחוּם olarak adlandırılan yerleşim yeri, Nahum’un Köyü anlamına gelmekte. İçerisinde bir çok sinagog bulunan köy 749 yılında yaşanan büyük bir deprem sonrasında o dönem bölgeyi kontrol altında tutan Haçlı Ordusu tarafından yeniden inşa edilmiş ve yerleşime açılmış.Günümüzde ise turizme açık hale getirilmiş. Hz.İsa’nın gerçekleştirdiğine inanılan bir çok mucizeye ev sahipliği yapan bu tarihi mekanı görmenizi tavsiye ederim.

Capernaum Synagogue

Yine aynı bölgede yer alan ve günümüzde Fransiskanlar tarafından idare edilen Aziz Peter Şapeli, Hz.İsa ile havari Peter arasında geçen diyaloğun gerçekleştiği bölgede yer alıyor. İncil’in Matta isimli bölümünde anlatılan olayda havari Peter, Hz. İsa’nın Mesih olduğunu o bölgede kabul etmiştir. Bu olayı sembolize eden bir heykel ise Aziz Peter Şapeli’nin hemen kenarında durmaktadır.

Aziz Peter ve Hz.İsa

Güzel ve yorucu bir günün ardından Aziz Peter Şapeli’nin sol kısmında bulunan gizli bir şelaleyi ziyaretten sonra konakladığım yere döndüm. Malum, sonraki ziyaret noktası Kudüs olacaktı ve dinlenmem gerekiyordu…

Sevan Yazar:

1993 yılında Beyoğlu’nda doğu. Şu an Freelance olarak Grafik Tasarımı yaparak hayatını kazanıyor.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir